Sohbet Girişi

Nick / Rumuz :

Password / Şifre :

sohbete başla
(Şifreniz yoksa boş bırakın)

Sohbet Kuralları

Sohbete bağlanmak için son adım, bağlan düğmesine basın!

Daha düzeyli ve keyifli bir sohbet için -nacizane bazı ufak kurallarımız var. Lütfen bu kurallara uyarak bizlere yardımcı olunuz. Sohbet kurallarını okumak için tıklayınız...Sohbet Kuralları

Kolay Mirc Indir

Kolaymirc

Aşk Şiirleri

Aşk şiirleri Şiirler şiir siir aşk aşk şiirleri ask siirleri şiirler siirler şiir şiirci siirler sesli şiir sesli siir sesli şiirler sesli siirler şiir aşk şiirleri şiir indir resimli şiir resimli siir Aşk, Aşk Şiirleri, en güzel aşk şiirleriAşk, Aşk Sözleri, Aşk Sözleri,Sevgi Sözleri,Sms Sözleri, hasret sözleri Aşk şiirleri Aşk Mektupları Resimli şiirler Güzel Sözler Ayrılık Sözleri
Aşk Hikayeleri

YAŞAYAN ÖLÜ

Umutlarımız vardı seninle
Kömür gözlüm
Tıpkı yeşeren yaprak gibi
Gidişinle yaraladın beni
Kalbime saplanan
Keskin bir bıçak misali

Ben acılar içinde kıvranıyorum
Biliyormusun kömür gözlüm
Gittiğin günden beri
Tutan kimse de yok
Artık elimden
Tıpkı senin
Elimden tuttuğun gibi

Senin gidişinle
Ben hep gece yaşıyorum
Gündüzüm hiç olmuyor
Hasretin denen o illet
Bir türlü yakamı bırakmıyor

Yalvarıyorum tanrıya
Bir kasırga çıksa da aniden
Alıp götürse uzaklara
Seninle ilgili her şeyi
Artık güneş doğsa üstüme
Güneşe hasret toprak misali

Sen belki de mutlusun
Gittiğin yerde mutlu yaşıyorsun
Ben ise burada mutsuz ve umutsuz
Kaybetmişim de artık benliğimi
Yaşadığım sensiz hayat ise
TIPKI YAŞAYAN BİR ÖLÜ MİSALİ

sen benimleyken duruyor dünya.. :)
ellerin ellerimdeyken mutluyum hep ben,
gözlerin gözlerimdeyken !
bir sen yarattım… kendimden..

-öyle bi sen ki;
…bana hayati sevdiren,
ve tüm zorluklar karşısında bana güç veren..

ve öyle bi sevdim ki bu sen’i,
ne sen üzdün beni,
ne de ben..

sevdik biz ”biz” olmayı..
sevdik biz ”aşkı” yaşamayı..

dünümüzü de düşünmüyoruz çünkü, yarınımızıda..
biz mutluyuz
kendi dünyamızda..

Senin yesil gözlerine bakarak bastim 12 yasima..
Senin yesil gözlerine bakarak
bastim 12 yasima

o 12 yasima basisimdan beri,
Sirf senin o yesil gözlerinin yesiligini,
Gözlerinin parlakligini,
Hayatin anlamini görüyorum

Senin gözlerini
gördügüm den beri
Her yerde seni görüyorum,
Senin o saf bakisin
Benim batisim
oluyor

Senin yesil gözlerine bakarak
bastim 12 yasima

Beni senin o yesil gözlerin
yaslandirdi,
Seniyse benim o 12 yasim,
Sana sade bir gülümseme gelmis,
oysa bana karlar yamis o siyah
saclarima

Senden ve Senin
yesil gözlerinden sonra,
cok perdeler
acilip kapanmis ama hic bir sey
senin gibi olmamis

Senin yesil gözlerine
Bakarak bastim 12
yasima ben

Cocuklugumu senin yesil
gözlerine bakarak anlamisim
Hic bir seyi yanlis anlamamayi
baslamisim,
Rüyayi ve Gercegi,
Dogruyu ve Yanlisi
Görmeye baslamis kücük bir Cocuk
olmaya baslamisim

Senin yesil
Gözlerine bakarak basdim 12 yasima

Senin o yesil
gözlerin yakip söndürmüs beni,
kücük bir cocuktan bir deli kanli
ve en sonunda yasli bir Adam yapmis,
o cocuk senin yesil gözlerini ve seni
sevmis…

Sevmedin ~
Sevmedin sen beni hiç.
Belki de sevmek istemedin..
Ya da sevmekten korktun

Oysa ben sana bağlıydım,
Bir mahkûmunmuşçasına
Ama sen bunu fark edemedin.
Fark etmek istemedin bile.
Oysa seviyordum seni,
Gerçekten seviyordum
Zorunluymuşçasına seviyordum seni…
Şimdi fark eder mi?
Sevmiş ya da sevmemiş.
Geri de kalmış şeylerİsteseydin,
Belki güzel günler geçirebilirdik,
Mutlu olabilirdik
Yanındaki şu küçük çocuğu görebilseydin
Oysa yalvarırdı gözlerim senin gözlerine,
Ama sen bunu itici olarak algılardın.
Duygularımı anlamamak için direnirdin..
Bu beni yordu,
Geldi geçti ama
Beni yorduHem de çok yordu
Artık denesen de mutluluktan gözlerim ışıldamaz herhalde
Ya da seni seviyorum diyemem sana
Geçmişte kaldı ama sevdim seni
Çok sevdim

Ben…
Aslında yeni yeni anlıyorum da
Hiç bu kadar önemsememiştim ben birini
Başkasının incilmesinden, yara almasından hiç bu kadar korkmamıştım
ben
Anca bu kadar benimseyebilir bir yürek karşısındaki yüreği
Biz karşılıklı değildik artık
“Ben” dik…
Hep “ben” li düşünür “ben” olarak yanıtlardık
merak edilen soruları
Ben güzeldim, değerliydim ben
Kıskanmak yoktu bende sevgileri etrafımada yaymaya çalışırdım
durmadan
Ve başarırdımda.
Evet ben azimliydim.
Hoşgörür, “her şey olması gerektiği gibi olmuştur bundada hayır
var” diye düşünürdüm ben.
Ben böyleydim bir zamanlar.
Ta ki benden bir ben gitmeden önce…
Böyleydim işte…
Şimdi düşünüyorumda
Ben çok güzelmişim o zamanlar…
Ahh ben! Neden gittin ki şimdi benden…//

Bir düşün bakalım düş’lerinden neler çıkacak benle ilgili
Bir düşün hayat sana ne oyunlar oynamış,
Nelerden paçanı kurtarmış
Sarfedilen onca yolda bir düşün, ne kadar zaman ayırlabildin
düş’lerine
Ayrılıktan ibaret miydi tüm düşlerin?
Hep kaçışmalar, kovalaşmalar,
Yakalanmaların ardından hazmedilemediği için yapılan tartışmalar
Biraz da inatçılık…
Sen bu düşlerinle inatçıydın sevgilim
Aşkımı yakıştıramıyordun kendi kalbine
Çöküntü anlarında geliyordun sadece bana
Benle teselli buluyordun.
Bu seni rahatlatıyordu, sende söylüyordun…
Ben seni öyle de kabullendim
“Tamam, sen bana gel de ben seni her ne olursa olsun
severim.” dedim
Şimdi ah edip zulmetme vakti değil sevgilim
Zaman geçmeden dön bana
Kurduğun düşleri benle paylaştığını bir düşün…
O zaman her şey daha güzel olacak bak göreceksin…

kımler
Kımlerın pesınde hangı hayallerımızı kaybettık kımlere hakkettğinden
fazlasını verdik.Hangı gıdenın pesınden doktuk en saf goz yaslarımızı
kackere bu son dedık bıda olmaz dedık.Kımlerı unutmaya çalıstık
gormemıslıklerın arasında kaç kere dustuk yerlere ustumuzden kaç kısı
basarak gectı hayellerımızı ezerek.Bılmem ol…mazlıkların arasında
bakakaldık elımıze tutusturulan ufak bı not la yığıldık kaldık yerde.

Aşk benim hiç Senim olmamış

Varlığınla yokluğun arasında kalmayacağım artık, sadece olmayacaksın. Sensiz kalma ihtimali olmayacak aleyhine kurulmuş cümlelerimin sonunda. Belki birkaç satır arasında unutulacaksın bir müddet sonra. İçimden olmayacak, boş bir kağıdın gölgesine sığınmayacak sana sitemlerim. Hani hep kızardın ya “Konuş konuş konuş” derdin, haykırabilir miyim şimdi korkaklığını. Bıraktığın bu mavi düşleriyle avunan yalnızlığı, artık sahiplenilmeyecek olmanın burukluğunu yaşarken, haykırabilir miyim dersin, susar mıyım, gülüp geçer miyim yoksa …?
Aslında alıştırmalıyım kendimi hiç dönmeyecekmişsin, dönülmeyecek bir yerdeymişsin gibi farzetmeli, unutmalı. Seni hiç tanımamış gibi yaşamımı sürdürmeliyim. Var olduğum her yer aşk(ın) şehri olmalı artık, yeniden sevmenin, sevilebilmenin yeri her yer, zamanı yaşanan ve gelecek tüm zamanlar olmalı benim için. Evet, sayfalardan koparıp bir bir savurmalıyım seni yaşanmış tüm zamanlara, uzaklaşan her adımımla hapsetmeliyim bu anılar sokağına. Kopan takvim yaprakları sensiz geçen günleri saymamalı, bende yokluğunun güncesini tutmayı artık bırakmalıyım. Her yeni güne seni getirmedi diye isyan etmemeliyim. Kabullenebilmeli, hazmedebilmeli, aldırmamalı hatta sana hak verebilmeliyim. Bu satırlarla büyümeye başlamalıyım, sırf seni ve çocuklaşan bir aşkı kolayca unutabilmek için. Zira yoksun. Sanki benim hiç senim olmamış, sanki bizi hiç yaşamamışız, sanki aşk denen o hoyrat şarkıyı mırıldanmış ve sonra yarım bırakmışız gibi. Artık yeni bir şarkı söylemenin vakti, Yaşanmışlığına, yitikliğime hiç aldırmadan,
Sanki benim hiç senim olmamış gibi…

Herkes Bilsin Aşkımı
Sen baharın yağmurla getirdiği özlemdin içimdeki, sen çiğ tanesi kadar saf ve ne olduğunu asla anlayamadığım yanımdın benim ve denize düşüp de ıslanmaktan korkutan bir savaştın yüreğimde…

Özlemini her gece koynumda hissettiğim ve hiçbir zaman seni sevmekten vazgeçmediğim için özeldin. Sonra gözlerle yüzüme baktığında ya da her kavga edişimizde fırtınalar kopardı yüreğimde, sen hiç bilmezdin. Benim susuşum senin kaçışını desteklerdi belki de. Belki de gerçekten söyleyemediğim sözlerle doldu kalbim ve sen her seferinde gün batışını anımsattın bana, onun kadar güzel onun kadar huzur verici. Aslında hem onun kadar uzaktın bana hem de yakınımda hissettim seni, uzanıp tutacak kadar yakınımda.

Uzaktan sevmeyi hiç sevmiyordum ama uzaktan sevmek zorundayım. Kimse bilmemeliydi seni sevdiğimi , sonra kopup giderdin benden, arkadaş bile kalmazdın bilirdim. Bir sevdiğin vardı konuşurlarken duymuştum. Sonrada sen anlattın bana sevgilini.Hiç görmediğim birinden nefret ettim onu sevdiğin için. Ve sonra dayanamaz oldu gönlüm bu ağırlığa. Seni görmekten acımaya kanamaya başladı. Tükeniş başladı benim için ömrümün baharında.

Çok tatlıydın o gülen koskoca gözlerinle rüyalarımda gördüm seni. Kumsalda dolaştığımızı, ay ışığında dans ettiğimizi gördüm ve her gerçeğe dönüşümde hayaller biraz daha uzaklaşmaya başladı benden. Artık biliyordum seni benden ayıracak hiçbir şey kalmamıştı. Yüreğimden seni söküp atacak hiçbir güç bulamadım.

Bir sonbahardı hatırlıyorum. Sararmış yapraklar caddelerde telaşlı insanlarla doluydu ve ben ilk kez hatırlıyordum yaşamanın ne demek olduğunu. Kuşların öttüğünü fark ettim ve denizin mavi olduğunu ve dünyanın senin etrafın altında dönmediğini. Hala seni seviyorum, hala seni görüşümde yüreğim kanatlanıp uçacakmış gibi hissediyorum. Ama artık biliyorum aşk tek kişilikte yaşanabilir ve zaten sen bunu anladığım günden beri daha yakınsın bana. Belki de beklediğim buydu güvenmemdi kendime. Şimdi her şeyi fark ederek yaşıyorum ve her şeyin tadına varıyorum ama hala bir yerim eksik biliyorsun. Ama bende biliyorum ki hiçbir şey eksik kalamaz.

Elmanın bile iki ayrısı vardır ve benim eksik tarafım sensin.

Aşk Şiirleri

Anlattıkça kış vuruyor satırlarıma

Anlattıkça üşüyor, anlattıkça ısınıyor yüreğim.
Bugün sardunyalarım da açmadı
Belki de küskün renklere
Ellerimde günah gibi yaşayamadıklarım
Sensiz soluyorum anlayacağın
Mavi mavi ölüyorum

Duyuyor musun, orada mısın,
Var mısın, yok musun?
Bir tek şeyi unutma!

Seni sevdim ben.

Yanarak, yıkılarak
Aklıma her geldiğinde ağlayarak….

Ya bardak olacaksın ya da göl…
Ustaların çıraklarına sadece edindikleri mesleği,zanaatı değil hayatı da öğrettikleri, en geniş ve gerçek anlamıyla öğretmen oldukları dönemde Hintli bir ahşap ustası yaşıyordu.Bu ustanın çırağı büyüdü, ahşap işlemeyi ve hayatı öğrendi, kendi işini kurup başlattı.

Bir süre sonra dostlarından biri oğlunu getirdi, ustadan onu yanına çırak almasını istedi. Fakat bu çırak sürekli yakınıp duran, her şeye bozulan bir çocuk çıktı.Tahta getirmeye gidiyor, döndüğünde ellerine kıymık battığından uzun uzun yakınıyordu. Bir iş teslim etmeye gidiyor,döndüğünde yoldan, sıcaktan, müşterinin tavrından yakınıyordu.
Usta çocuğa bir şeyler anlatmaya çalışıyordu ama sözlerinin hiçbir etkisi olmuyordu.

Bir gün usta çırağını köye tuz almaya gönderdi. Çırak ustasının söylediği gibi, tuzu alıp döndü. Usta bir bardak su getirmesini söyledi.Çırak bir bardak suyu da getirdi.Usta, ‘Şimdi o tuzu suyun için at’ dedi.Çırak ustasının söylediğini yaptı.suyu iç’ dedi.Çırak suyu içti ve tabii ki içer içmez de tükürdü.Öfkeyle ustasına bakarken, usta ‘Nasıldı tadı’ diye sordu.Çırak nefretle, ‘Çok acı’ dedi.

Usta çocuğa ‘Tuzu yanına al gel, gidiyoruz’ dedi.
Çırak ustasının peşine takıldı. Bir süre sonra civardaki gölün kıyısına geldiler.
Usta çırağa ‘Bütün tuzu göle dök’ dedi. Çıraksöyleneni yaptı. Usta ‘Şimdi gölün suyundan iç’ dedi. Çırak içti.’Suyun tadı nasıldı’ diye sordu usta.Çırak, ‘Çok güzeldi’ dedi.
‘Peki tuzun acısını hissettin mi’ diye sordu bu kez de. Çırak ‘hayır’ dedi.

Usta çırağı karşısına oturtup anlattı:’Hayattaki bütün olumsuzluklar işte bu bir avuç tuz
gibidir. Eğer sen küçük bir bardak su isen, nasıl tuzun bütün acısını tattıysan, hayatın bütün olumsuzluklarından da öyle etkilenirsin. Eğer sen kişiliğinle ve gönlünle bu önümüzdeki göl gibi isen, hayatta karşılaşabileceğin bütün olumsuzluklar seni, o bir avuç tuz gölün suyunu nasıl etkilediyse öyle etkiler, bir bardak suda tattığın acıyı vermez sana.

Seçim senindir:Ya bardak olacaksın ya da göl…

CANIM YALNIZCA SEVMEK İSTİYOR SENİ..
Canım yalnızca sevmek istiyor seni. Unutup, tekrar hatırladığım çok sevdiğim bir şarkıyı hiç bıkmadan defalarca ara vermeden içten içe mırıldanıp zamandan koparıp alır gibi..

Canım yalnızca sevmek istiyor seni. Saçlarını yüzünden ayırıp, gözlerini kirpiklerinden, ellerini bileklerinden, ismini bedeninden ayırıp, ayrı ayrı bir evin odalarını gezer gibi, keşfeder gibi, ilk kez ve merakla ve hayranlıkla, bir kırmızının detayında dakikalarca takılıp bakar gibi canım yalnızca sevmek istiyor seni..

Canım yalnızca sevmek istiyor seni, nereye varacağını bilmediğim bir kaçamak yolculuğa, sırf aklıma esti diye, sevdiğim hiçbir eşyayı almadan yanıma çıkar gibi..Süregelen bir sevgiyle değil, öğretilmemiş, bilmediğimiz biçimlerde, kuşların kanatlarını açıp, özgürlüğe süzülmesine yarayan içgüdüleriyle, içimden geldiği gibi canım yalnızca sevmek istiyor seni.Tarifsiz bir hisle sevmek istiyorum seni.Tatlı, ekşi ya da tuzlu değil, bilmediğim bir tatla, bir duyguyla.Öyle, bir meyvenin tadını alır, bir kitabın adını okur gibi değil; bir yaz günü tenine vuran sıcaklığı gibi güneşin, serin bir akşamın denizden esen rüzgarıyla içine işlediği yosun kokuları gibi, anlatamadığın ama bırakmak istemediğin, bitmesini istemedigin bir hisle..

CANIM YALNIZCA SEVMEK İSTİYOR SENİ..
NE UMUT ETMEK, NE DE BEKLEMEK.. BASKA HİÇBİR ŞEY..

beklentisiz ve delice sevmenin tadını sende yaşadım ben
Sana akıyorum kaygısızca ve hiçbir şey bunu engelleyemiyor ve geri çeviremiyor bu akışı. Çünkü sen her tarafımdasın. Sağımda, solumda, arkamda, karşımda… Ne yana dönsem, ne yana yol almaya kalksam, ulaşacağım son nokta sensin, orada yalnızca sen varsın…

Sana akıyorum, çünkü senin yolunda gidiyorum, attığın adımları takip ediyorum sorgulamadan. Önüme çıkan hiçbir ayrım, hiçbir kavşak ilgilendirmiyor beni. Yürüyorum peşin sıra, yürümenin en zor olduğu yol bu olsa bile yürüyorum… Şikayet de etmiyorum çakılından, tozundan, toprağından üstelik. Sana yaklaşabildiğim her adımda mutlu oluyorum ya da yaklaşmayı başaramasam da bu umudu yaşamak heyecanlandırıyor beni…

Sana akıyorum, çünkü hayatın akışı kadar doğal sana akışım… Doğa nasıl ki her canlının yaşaması için bir düzen kurmuşsa ve nasıl ki kuralları varsa doğada yaşamanın, benim var olmamın da, yaşamamın da kuralı sensin, senin var olduğun bir düzen içerisinde ben olabilirim ancak…
Sana akıyorum, çünkü sesinde, bedeninde, kuşatmış durumda beni… Sana karşı savunma dahi yapmıyorum ve böyle bir teslimiyet de rahatsız etmiyor beni… Yüzüne, gözlerine, ellerine baktıkça, sesine yüklediğin gizleri çözerken, hep kendimden bir şeyler buluyorum sende…

Sana akıyorum, çünkü o kadar çok paylaşacak şeyimiz var ki seninle… Bu güne kadar paylaþtığımız her þey, her an umut veriyor sonrası için bana ve ben belki de sende bu umudu yaşamayı, yaşatmayı seviyorum… Biliyorum ki hayatın bir yerinde sadece bize özel bir çiçek var, o çiçeği birlikte bulup, kokusunu ciğerlerine çektiğimizde hayata ve birbirimize sımsıkı sarılacağız…

Sana akıyorum, çünkü bir insanı tutkuyla, beklentisiz ve delice sevmenin tadını sende yaşadım ben… Bunun anlamını senle öğrendim, bunu senden başkasıyla da yaşayamayacağımı biliyorum… Sende, seninle yaşamak her an bir şölen tadında ve ben böylesine keyifli, böylesine eğlenceli ve hayat dolu bir şöleni bırakıp gitmek istemiyorum…

Sana akıyorum, çünkü “hayatın uslanmaz ruhusun” sen ve ben belki de bu ruha aşığım aslında… Seninle yenileniyorum, sadece seni düşünmekle yüreğimde, beynimde çöreklenmiş ne kadar kötülük varsa hepsinden arınıyorum bir anda…

Sana akıyorum, Bütün coşkum, bütün saflığımla… Aşka, sevgiye, güzelliğe dair ne varsa benimle akıyor onlarda sana… Benim gibi çoşku dolu bir ırmağı da huzurlu, sakin bir göle çevirecek tek güç sensin… Ne olur orada kal, ayrılma seni gönül gözümün görebileceği noktadan… Sana ulaşamasam bile varlığını hissetmek ve senin yolunda olmak yetiyor bana…

Hiçbir zaman olmayacağını da biliyorum
Herşeyi sil baştan yaşayacağım bir hayat sunulsa. Bu hayatın bir silgisi olsa da tekrar baştan yaşayabilsem.

Karanlık düşen çığlıklarımın içine tebessümlerin hakim olduğu bir yaşam girebilse…Bir yaprak gibi titreyen yüreğime su serpebilecek pencereler açılsa…Silsem silsem silsem…İç çektiğim günleri bir hayat silgisiyle yok edebilsem. Fırtınaları dindirebilecek bir liman oluşturabilsem iç dünyamda. Bir anda her acıyı yokedebileceğim bir sihir gibi silgim olsa. Tutanabilcek bir dal oluşturabilsem. Hiç bir yöne beni savuramayacak sımsıkı bir dal.Üzerinde tomurcuklarım olsa. Açılmamış umut tomurcuklarım olsa her biri. Sabah tanyeri ile tomurcuklarımın üzerine çiğ düşse. Düşen çiğ damlaları gözyaşlarımın yerine alsa.Bu hayatta her yediğim darbeyi o silgimle yok edebilsem ne güzel olurdu.Yalnızlığıma davetiye çıkaran sancılı ağrılarımı dindirecek bir hayat sunulsa.
Ah diye geçmişime bakıp nedenlerimle dolu hayatımı silebilsem.Yerine yeni bir hayat çizsem kendime. Dizimin üstüne çöküp bittiğimi anladığım anlarda bu karanlıktan beni kurtarabilecek ince bir çizgi oluşsa. Öyle bir çizgi oluşsa ki hep onun üzerinde yürürken beklenmedik acılarla karşılaşmasam. Hatalarımı, pişmanlıklarımı bir anda silsem.Yerine kaybettiklerimi geri alabileceğim bir hayat verse bana sildiklerime karşılık.Böyle bir hayata saklı kutumdaki hayallerimi, bilinmeyen ağaçlarımdaki umutlarımı çıkarıp tekrar ben olarak yaşamaya başlasam.

Bütün acılarımı hiç hatırlatmayacak asla ve asla hüzünlerin kol gezdiği karanlıklardan iz taşımayacak bir yaşam sunulsa.Baktığım her yerde eski beni aramadığım bir mesken verilse bana. Yok böyle bir hayat silgisi evet biliyorum yok…
Hiçbir zaman olmayacağını da biliyorum. Bize düşen acı ve hüzünle boğuşmak kalacak.

Söyle savurabilirmiyim kalbimden seni ötelere
Hani unutmak bir mumun ömrü kadardı.Kaç mum eridi gözlerimin önünde hayalini eritemedi hiçbiri.
Hani imkansızlıklar ellerimizde tükenirdi.Kaç imkansız tükendi avuçlarımda bir sen kalakaldın parmak uçlarımda tek imkansızım.
Hani uçurumlara merdivenler yapardık kenetleyip ellerimizi.Sensizlik mi uçurum yaşamak mı uçurum seni sensiz bir başıma.
Dokunmakla mı yaşanırdı anılar.Kıyamadıgım tenine dokunmayalı kaç asır geçti halbuki peki neden yaşamaktan usanmadı anıların.

Kelimelerin karışıyor beynimin kıvrımlarına.Sen başka tenlerde erirken ben senin kokunda tükeniyorum.Gitmek kolaydı sen gitmeyi seçerken ben hiç gidemeyen olmuştum halbuki.Kendime bile itiraf edemediğim sevgini yaşamayı seçen olmuştum.

Tek yanlışın tüm dogrularımı sildiği yerdeyim.Senle başladıgım ve bir daha hiç ayrılamadıgım yerdeyim.Sense benden sonra tükettiğin kimbilir kaçıncı sevdanda.
Eski bir fotografın yakılmış kısmıyım belki de artık.
Ama o sonsuz sevgiyi sonsuz kılan parçayım.Sense puzzlemın kayıp parçası.

Hani yeniden severdi insan.Denemedim zannetme.Seni silmek için tutundum bir başkasının avuçlarına,beni yabancı ellere nasıl bıraktıgını hiç kabullenemeden.
Belki de bir aldatmacanın başrol oyuncusu olarak,kalbimin kapılarını kapatıp yüreğimi susturarak.

Sana yazılmadı bu satırlar üstüne alınma.Bu satırlar yüreğimin sessiz konuşması sadece.Dillenmeden aglaması.Sesini hiç duyuramadan tekrar susması belki de.
Kaç yıl geçti oysa sen umarsızca gideli.Hani görmeden sevemezdi insan.Oysa yüzündeki tüm çizgiler ezberimde dururken kalbimden nasıl silinir suretin.

İşte yine sensizlik kokan bir gecenin demindeyim.Sen gideli güneş dogdumu sahi.Denizin yosun kokusu yayıldı mı yine.Martı çıglıkları sardı mı gökyüzünü ya da gökyüzü aynı mavi mi.Sen gideli gece buralarda.Gökyüzü hep siyah.Deniz yosun kokmuyor.Dalga sesleri bile sustu.Yagmurlar yagar bazen gözlerime.Sen gittin gideli mevsim hep kış.Buzdan bir yatak seriliyor ayaklarımın bastıgı yerlerde.

Hani ben hiç gülmekten vazgeçmezdim.Şimdi neden sahte gülücükler var yanak kıvrımlarımda.Neden ıslatıyor yagmur damlaları birer çig olup yanaklarımı.En sevdiğim mevsim bahardı şimdi anlıyorum baharım da sen.Papatyaların üzerine serilip gökyüzünün mavisini seyretmek gibi hala seni düşünmek.Gelincik tarlasına yol almak gibi hayalinde yaşamak.Galatadan İstanbul u seyretmek gibi fotografında uykulu gözlerim, yastıgıma sıgınıp sana uyumak.

Söyle savurabilirmiyim kalbimden seni ötelere.Ya da kaç uzak alır götürür seni benden.Kaç asır unutturur sevdanı.

Hani unutmak bir mumun ömrü kadardı?Kaç mum eritmeli daha?Yüreğime akıtmadan sevgini ya da kaç mum sığdırmalı hayatıma seni unutmak için?

Düşlerim var, rüzgara ters düşen…
Her eğilip baktığımda başımın gövdemden ağır gelmesiyle yerde buluyorum kendimi…
Deyimlerden cıkmış bi cümle olabilir ama kafamın içindekiler, beynimi sömüren anlamsız yada belkide fazla anlamlı düşünceler tasımıyor artık bu bedeni…Her defasında düşmek mi bana yazılan, yada en acısı yerlerde sürünürken bile başımı kaldırabilecek gücü bulup (ki nerden bulduğumu anlamış değilim hala) düştüğüm yüksekliği görmek mi?

Gülücük perisi niye uğramıyorsun yüzüme?
Hala kaçırıyorum gözlerimi insanlardan…
Kaybolmasınlar içimdeki boşlukta diye..

Niye farklı olduğumu devamlı yüzüme vuran kelimeler seçiyorlar benimle konusurken?… Niye hissettiriyolarki bunu? Yüzümdeki tepkisiz maskenin atında devamlı ağlayan bi yüz olduğunu öğrenmek içinmi bütün bu çabalar? Ne zaman acık vericek diye ben kaçtıkca bıkmadan üstüme gelmeleri…
Neden?…

Herşey yalan sadece düşlerim gerçek…
Düşlerim var rüzgara ters düşen…
Her attığım adımda onlara, biraz daha kaybediyorum içimdeki beni… Vardığıma kalacak mıyım?
Bilmiyorum.

Yalnız mıyım? onların dediklerine göre yalnız olamam… Etrafımdalar çünkü…
Ve evet bencede yanlız değilim kimsenin bilmediği 2 kişilik bi dünyam var benim..
Adım hala hayat kitabında yazıyor…
Gerçek cok şeffaf tıpkı, ağladığımda gözlerimin kıpkırmızı kesilmesi kadar…
Kahretsin, acınacak haldeyim yine, kelimelere vurmak bu olsa gerek…

Melekler, duymuyor sesimi
Karanlık işte yine her yer
Gözyaşlarım, keşkeleri yok edemiyor
Korkuyorum
İnancım kalmadı benim….

Aşk Şiirleri

O güldüğüm
basit aşk şarkıları
Özür dilerim sizden
çok özür dilerim
Bu acıyı anlatacak
kelime yokmuş meğer
O yüzden
hep aynıymış cümleler.
”Ayrılık ölümden beter”

şk Gitme

ne zaman
bir yaz yağmuruna
denk gelsem:
Aklıma sen gelirsin.
Ansızın gidişin gelir…
Her bir damla sel olur.
her bir damla sen olur.
Yağmurla beraber ağlayasım gelir

soğuk kış gecelerinde
tarifsiz bir karanlığın tam ortasındayım
gözyaşlarım süzülür
ılgıt ılgıt yanaklarımdan
bitmeyen hüzün
tükenmeyen kederler taşırım benliğimde
haykırsamda yalnızlığımı boşadır
bulamam derdime çare.

Ben seni düşünürüm

Gün doğar tan yerinden
Ben seni düşünürüm
Düşer çiy damlaları
Ben seni düşünürüm.

Hasratin yudum yudum
Düğümlenir gönlüme
Gün batar akşam olur
Ben seni düşünürüm.

Karanlık bir bilinmez
Kapı kör oda sağır
Ve sen yoksun yanımda
Ben seni düşünürüm.

Geliversen diyorum
Vakit çok geç olmadan
Gelsende gelmesende
Ben seni düşünürüm.

Yüreğim dönerse taşa toprağa..
Geçerim o zaman senden gecerim..
Kurumuş yapraklar dönerse güle goncaya..
Geçerim o zaman senden geçerim..

Cehennem ateşi cennet bağına dönerse eğer…
Güneş gül yüzünü aydınlatmaz sönerse eğer..
Bembeyaz kar alev alıp yanarsa eger…
Gecerim o zaman senden gecerim…

Sular buz tutarsa bir agustos günü…
Yadımdan cikarırsam bugünü dünü…
Bir de duyarsan ölüm haberimi hani….
Geçerim o zaman senden geçerim..

Ne zaman sahralar deniz,denizler sahra olursa..
Günes doğuşunu unutur gözden kaybolursa…
Ağaç ates yakmak yerine bedenini dondurursa..
Geçerim o zaman senden geçerim..

Leylayım dinleyene bir sözüm var….
Ahde bin vefa borcum var….
Sözümde durmaz isem yüreğim kan ağlar…
Geçerim o zaman senden geçerim..

GERCEK SEVGi

Bazen dertlenip ağlarsın
Bazen güler
Yaptıklarına anlam veremessin

Bazen dertlenip ağlarsın
Bazen güler
Yaptıklarına anlam veremessin
Sçma sapan duygular bürür
O deli dolu hareketleri
Gözünden bir damla yaş akıp gider
Gülünç olur hallerin
Bazen kekelersin
Bazen dalıp gidersin
O sonsuz denizin
Derin sularına
Kimi anlar olur ki
Karşındakinin sözünü dinlemez olursun
Kimisi anlar o şaşkın halini
Kimisi arkandan deli midir nedir der
Kimisi anlamak istemez
Duyguların hapsini
Kimisi derdine ortak olmak ister
Anlatırsın belki
O zaman hüsrana uğrarsın
Beklediğin dostluğu göremezsin
Çünkü anlamak istemez kimse

SENİN GERÇEKTEN SEVDİĞİNİ !!

KORKMUYORUM SENİ SEVMEKTEN.

Kaçmaya çalıştığın gerçek,
Birgün karşına çıkacak.
Ve işte o gün
Kaçacak yerin olmayacak.
Ben senin varlığını seviyorum,
Yokluğunu seviyorum ..
Sana ulaşamadığım dakikalarda.
Sesini duymayı
Seni özlemeyi
Hiç görmesem bile
Seninle olmayı seviyorum.
Hiç korkmuyorum seni sevmekten.

Senin gülüşünü seviyorum..
Her bana bakışında
Gözlerinde okuduğum o duyguyu
Gözlerindeki gözlerimi seviyorum…
Gönlünü seviyorum ..
Özünü seviyorum senin ..!!

Dudaklarındaki sözlerini seviyorum..
Yine de korkmuyorum seni sevmekten…
Ben sendeki o sıcaklığı..
Sana olan uzaklığı seviyorum…

Yanaklarından akan göz yaşlarını..
En çok, dağınık olduğunda saçlarını..
Beni arayan ellerini seviyorum..!!

Yalnızlığımı seviyorum ..
Sebebi sensen Ayrılığını seviyorum,
En çok yalnız kaldığımda
Beni bulan gönlünü seviyorum…
Ben en çok senin bana olan Sevgini seviyorum.
İçimden haykırmak geliyor..

Dünyaya sığdıramadığım seni
Kalbime sığdırmak geliyor.
Ağlamak geliyor seni görmezsem
Özlemek geçiyor içimden seni
Sevmek geçiyor. ..
İçimden sana doğru giden
Bin bir türlü yol geçiyor.
İçimden sen
mutlu olacaksan
Ölmek bile geçiyor gülüm..!!
Yine de korkmuyorum seni sevmekten.

Ben yalnızca seni seviyorum,
Ne o muhteşem güzelliğin
Ne kalbimdeki özelliğin
Ne de sevdiğim için değil,
Seni yalnızca sen olduğun için,

Ruhun için..
Kalbin için..
Aklın ve sevgin için
Seviyorum seni..!!
Ben seni en çok kendim için seviyorum
Belki de ilk defa bencil oluşumu
Sana borçlu olduğum için.
Seni her şey için seviyorum.
Ve sahip olmadığım Hiçbir şey için.

Yine de korkmuyorum seni sevmekten.
Her dakika seninle olmayı seviyorum.
Gözlerimi her açtığımda
Aklıma gelişini seviyorum…

Her gece uyumadan önce
Seni sevdiğim aklıma gelince
Sensiz uyumayı bile seviyorum
Uyumadan önce seni düşününce.
Ben seni en çok
Umutsuzluğumda beni bulduğun için seviyorum.

Yine de korkmuyorum seni sevmekten.
Ben seni bu şehirde olduğun için değil
Benimle aynı toprağa ayak bastığın için
Benimle
Aynı gökyüzünü paylaştığın için seviyorum.
Geceleri benim yüzüme vuran
ay ışığı
Senin de gözlerine vurduğu için seviyorum.

Benim kemiklerimi ısıtan
Yaz güneşi
Sana da sıcaklık veriyor diye
Seviyorum seni…
Beş bin yaşındaki bu dünyada
Benimle aynı zamanı paylaştığın için seviyorum.
Ben seni benimle yaşadığın için
Benden hiç gitmediğin için seviyorum
Beni hiç terketmediğin için.

Ellerini seviyorum
Rabbim’e açıldığında
Kalbini seviyorum kapıları açıldığında
Ve
gözlerini seviyorum
Her karşımda kapanıp açıldığında.
Bana baktığında
İçimde yakaladığın coşkumu seviyorum,
Her bana baktığında Seni sevdiğimi hatırlamayı
seviyorum.

Yine de korkmuyorum seni sevmekten.
Her kibrit çaktığımda
Alevin içinde seni görmeyi seviyorum.
Her sigara yaktığımda
Dumanın şeklinde seni görmeyi seviyorum.
Her bana baktığında
O kadar çok seviyorum ki seni sevmeyi
Yalnızca sen olduğun için hayatımda
Kendimi bile seviyorum..!!

Sen olunca aklımda.
Kalbimi seviyorum seni seviyor diye ..
Gözlerimi seviyorum seni görüyor diye..
Ruhumu seviyorum, seni ruhuna Bu kadar yakın diye…
Varlığımı seviyorum,
Sırf
sana borçlu olduğum için Mutluğumu seviyorum…
Gülümsememi seviyorum
Seni düşününce Ayakta kalışımı seviyorum
Sebebi sen olunca

Yine de korkmuyorum seni sevmekten.
Ben sana olan sevgimi yazan Kalemimi seviyorum.
Senin adını yazdığım kağıdı seviyorum.
Sana olan sevgime benzettiğim
Her sevgiyi seviyorum.
Bana seni hatırlatan herşeyi
Sana giden yolları seviyorum.
O kadar çok seviyorum ki seni

Seni kaybetmek korkusunu bile,
İçinde yalnızca, sen olduğun için
Sana karşı duyduğum bir duygu olduğu için
Korkumun sebebinde sen olduğun için seviyorum.

Yine de korkmuyorum seni sevmekten..!!!

Finansı Hisset Gözlerinde, Borsa Yüreğim

Karma kağıtlardan kurulu B tipi yatırım fonu hep yükselir.
Repodan da inan bana sevgilim,hep yüksektir.
Gel biz aşkımızı fona bağlayalım.
Hep daha çok kazanalım.
Gel sevdalım aşkımızı ortak hesaba dökelim.
Vergiden yırtalım.
Hadi gel aşkım sırtımıza semer vuralım.
Gel aşkımızın paralarını taşıyalım.
Çok taşıyalım,
Hep kazanalım.

Ver altınlarını bana bebeğim.
Sana altın depo hesabı açacağım.
Hem değeri artacak altınlarının,
Hem faizini alacaksın.
Sen çok kazanacaksın.
Of bebeğim kazanacaksın.

Bana hiç sorma,” hangi kağıt iyidir?”
Hangisini alayım?..
Borsa sakat, boşver bulaşma derim.
Girme riske,hem aşkımı hem paranı etme heba derim.
Ama yavrum,of yavrum,
Yine de sen bilirsin.
Sen bilirsin bebeğim, sen bilirsin.
Migros alabilirsin istersen ,Doğan Holding yada
Of bebeğim ,elinde fazla tutma derim.
Tavana yakındır çünkü kağıt,
Devrilecektir yakında İMKB.
Of bebeğim girme riske
Gel sen sarıl fona,repoya,faize…

S E N I S E V I Y O R U M

S ensiz de geecse gunlerim

E n son unuutacagim kisi sen olursun

N e sensiz gunler ne sensiz geceler

I mkansiz olsada

S evecegim seni askimin verdigi gucle

E n derinden sevip hissettirmedimmi sevgimi

V efaliyim hayraninim sana asigim diyen ben degilmiydim

I tiraf ediyorum

Y apamiyorum sensiz

O lmuyor denedim

R ahat oldugum huzurlugumun nedeni sensin

U mudumu tukettmeden yucelten

M utlulugumu paylastigim

SEVDİM AŞKI

Gölgesi yakar kavurur kül eder
Ateşinden yok kaçacak tek bir yer
İster ihya eder isterse heder

Çektim aşktan, hiçbir şeyden çekmediğim kadar
Sevdim aşkı, hiçbir şeyi sevmediğim kadar

Değerlidir çölde sebil misali
Tek ve yegâne bulunmaz timsali
Anlamaz birleşse cümle ahali

Çektim aşktan, hiçbir şeyden çekmediğim kadar
Sevdim aşkı, hiçbir şeyi sevmediğim kadar

Güne bakan gibi gözü sendedir
Sen göremez bilemezsin nerdedir?
En uzakla en yakın bir yerdedir

Çektim aşktan, hiçbir şeyden çekmediğim kadar
Sevdim aşkı, hiçbir şeyi sevmediğim kadar

Seveceğim

ÖMRÜ KELEBEK ÖMRÜ KADAR KISA
HAPİSTEKİLLER KİBİ TUTSAK OLSADA
YINE SENI SEVECEĞİM
YÜREĞİM NE KADAR SIZLASADA
ÜMİDİMİ YİTİRMİYECEĞİM YÜREĞİME KURŞUN VURSANDA HASTANEYE GİTMEYECEGİM
KUCAGINDA ÖLECEĞİM

Ben Sana Mecburum

Ben Sana Mecburum

ben sana mecburum bilemezsin
adını mıh gibi aklımda tutuyorum
büyüdükçe büyüyor gözlerin
ben sana mecburum bilemezsin
içimi seninle ısıtıyorum

ağaçlar sonbahara hazırlanıyor
bu şehir o eski istanbul mudur?
karanlıkta bulutlar parçalanıyor
sokak lambaları birden yanıyor
kaldırımlarda yağmur kokusu
ben sana mecburum sen yoksun

sevmek kimi zaman rezilce korkuludur

Seninle AŞK…

Hiç beklemediğim anda vurdun beni,
O yalan dolu bakışlarınla.
Gözlerime bak dediğimde;
Neden diye sormuştun hani.
Özledim seni demiştim ya! ..
Gözlerine baktığımda
Kaçırdın hep gözlerini.
İşte o zaman anlamıştım,
Artık beni sevmediğini.

Hiç beklemediğim anda vurdun beni.
Yaraladın,
Suçu seni sevmek olan yüreğimi.
Dilin sussada
Gözlerinden belliydi gizlediklerin.
Artık ben değil,
Sanki başkasıydı özlediklerin.
Olsun…
Ben seni kuruyan bir filizken;
Tomurcuk veren bir gül dalına
Döndürdüm.
Sen beni;
Gözlerine bakarken öldürdün.

Hiç beklemediğim anda vurdun beni.
Tüm hücrelerimi sarmışken aşkın.
Yüreğimdeki tahtımda
Sevdamla taçlandırdım ben seni.
İçimdeki karanlık gökyüzüne verdim,
Gözlerinin rengini.

Hiç beklemediğim anda vurdun beni.
Bilmiyorum kaç yıl oldu sevdiğim.
Tek bildiğim;
Seninle AŞK
En güzeliydi yaşadığım günlerimin.

Hiç beklemediğim anda vurdun beni.
Kırılası ellerin uzanmasaydı hiç ellerime.
Kör olası gözlerin,
Bakmasaydı hiç ağlayarak gözlerime.
Kandırmasaydı beni yalancı öpücüklerin.
Hiç olmasaydı o şeytanca gülücüklerin.

Hiç beklemediğim anda vurdun beni.
Sahte gözyaşların yaraladı hep beni.
Şefkatle uzattım ben sana ellerimi.
Bilseydim;
Söküp atmazmıydım o utanmaz yüzüne;
Seninle doldurduğum,bomboş yüreğimi.

Hiç beklemediğim anda vurdun beni.
Lanetlerin en büyüğü düşsün
O gurursuz dik başına.
Onursuz sahte yüreğin Mahkum olsun,
Sen yaşadıkca vicdanına…

bitanem

bitanem ben bugün senin yine yokluğunu yaşadım ama neden bu cefa neden bu hasret iki adım uzaktasın ama sanki dünyalar kadar uzaktasın inankiçok zor her duyulman şarkıda seni yüklüyorum bumuydu senin sevgin bumuydu aşkın bilemeden gittin sonumu bilemeden gittin…sen hiçmi sevmedin hiçmi başkasına gönül vermedin söyle….

Benim Kadınım

ÖNCE SADIK OLMALI BENİM KADINIM
ÖZÜ SÖZÜ BİR OLMALI HER YERDE
BÖYLE OLSUN ONUN OLSUN YARINIM
ÖMÜR BOYU YERİ OLUR KALBİMDE
…………………………
GÖZLERİNDEN BELLİ OLMALI SEVDASI
BANA ÖZEL OLMALI İŞVESİ NAZI
BAK GÖRSÜN O ZAMAN NASIL SEVİLİR
ÖNÜNE SERERİM EN BÜYÜK AŞKI
………………………….
GÜLMELİ HEP BENİM KADINIM
BANA ÖZEL GÜLÜŞÜYLE GÜLMELİ
BÖYLE OLSUN ONUN OLSUN BU CANIM
ELLERİMDE OLUR ÖMÜR BOYU ELLERİ

Tutmaz olmuş ellerim dizlerim…
Senden başka kimseye bakmaz olmuş bu gözler…! tutuklu kalmiş sende
yüreğimm
İçimdeki ateş tutuşmuş alev almış bedenim umursamaz tavırlara vurmuş
Kalbimde baş harfin ‘e’ olmuş senin için atar bu kalp senin için yazar
bu eller 4lüklere

Söndüremez bu ateşi dindiremez senden başka kimse
Resmine bakar hep ağlarım…! hergün kendimden geçer yanarım sevipte
kavuşamamak öyle bir acı ki
Dinmez hep sızı kalır hep özlersin ama bir türlü kavuşamazsın
gözlerinin içine bakmak isdersin ama bakmazsın
Tanrım öyle bir bağlamışkı seni bana…! ayırmak çok zor seni benden
ben seni sensiz sevdim her an

E’ ridim bittim sensizlikle tutamadım ellerine yandım hep her an hersaniye
L’ aikiyle sevdim ama sevilemedim belkide sen hiç beni sevmedin
İ’ fade edemem acısız tarifsiz duygularımı aşk mı desem ölüm mü desem
F’ akir bir sofra gibi kalbim bir tek senle yetinir senle beslenir
hayal mayel işde

Seni böyle delice seven varken uğruna ölümü göze alan varken seçmedin
işde
Kader derim geçerim tanrım yazmış ben oynarım bana acımadan gençliğimi
aldın elimden
Seni sevmekle geçcek bu ömrüm yanmam ki ömrüme yanarım ki sensiz geçen
günlere
Anladım ki eLifleri sevmek çok zor ismi kadar anlamlı yüzü ismi kadar
acı ismi kadar sevgi…

Gecenin Ritmi aşk şiirleri

Gecenin Ritmi

Senden kalan birkaç satır yazı elimde

Vermişim uyutmuşum kendimi

Gözlerimi kaptmışım en sakin yerlerine

Ve bir içki vucudumu hapsedercesine

Çekiyorum içime

Gözlerimi akşamın en sakin ritmine

Ve seni düşünüyorum

Çaresizce suskunca asice muhteremce

Ver al diyorsun bırak diyorsun

Yapamıyorum kendimi veremiyorum

Ellerimi ellerine hapsedemiyorm…
Gecenin Ritmi aşk şiirleri
Posted in 1 aşk şiirleri by admin on Nisan 19th, 2010
Gecenin Ritmi

Senden kalan birkaç satır yazı elimde

Vermişim uyutmuşum kendimi

Gözlerimi kaptmışım en sakin yerlerine

Ve bir içki vucudumu hapsedercesine

Çekiyorum içime

Gözlerimi akşamın en sakin ritmine

Ve seni düşünüyorum

Çaresizce suskunca asice muhteremce

Ver al diyorsun bırak diyorsun

Yapamıyorum kendimi veremiyorum

Ellerimi ellerine hapsedemiyorm…

FARZETKİ BEN SENİ HİÇ TANIMADIM

•Farzetki seni hiç tanımadım
•Adını bilmem hiç raslamadım
•Farzetki bu aşk hiç yaşanmadı
•Senden kopunca hiç ağlamadım
•İçimde birşeyler hiç yıkılmadı
•Takvimi yırtmadım, gülleri koparmadım
•Sordular dedim yoktu adı
•Yüreğim söküldü acı duymadım
•Sabah kapılara koşup bakmadım
•Artık telefonu sen diye açmadım
•Avucumda kadehleri kırıp atmadım
•Uğruna ölümlerden dönmedim
•İkinci şarkıyı sana tutmadım
•Farzetki ben seni hiçmi hiç tanımadım..:(

•İÇİMDE KOPAN FIRTINADAN
•ADINI FISILDAYAN RÜZGARLARDAN
•ETRAFIMI SARAN YANLIZLIKTAN
•HABERİN VARMI ASLIM?
•HAYALİMDE YAŞADIĞINDAN
•KALBİMDE YANIP TUTUŞTUĞUNDAN
•HASRETİNLE TAHT KURDUGUMDAN
•HABERİN VARMI ASLIM?
•SANA ŞİİRLER YAZDIĞIMDAN
•HER GECE SENİ ARADIĞIMDAN
•SENİ HERŞEYDEN ÇOK SEVDİĞİMDEN
•HABERİN VARMI ASLIM?

AYIRDIN BENLE YOLUNU
BİTİRDİK İŞTE OYUNUNU
SÖYLE ŞİMDİ RAHATMISIN
PİŞMAN OLUP AĞLARMISIN
…………………..
İÇİM İÇİMİ YEDİ BİTİRDİ
BU CAN BUNU HAKETMEDİ
SONUÇTA AŞKTA YENİLDİ
BİR KEZ OLSUN AĞLARMISIN
…………………….
AMACINA ULAŞTIN İŞTE
YOKUM ARTIK YERYÜZÜNDE
NERDESİN DİYE SORMA
ÖLSEM SANKİ AĞLARMISIN
…………………..
KALBİM AŞKLA DOLUYDU
ÖMRÜM SENDE KAYBOLDU
SEN NEREDEYDİN VİCDANSIZ
BİTTİM ŞİMDİ AĞLARMISIN

ÇOK ZOR BİLİRMİSİN
SEVİYORKEN SEVMİYORUM DEMEK
YANINDAYKEN GÖRMEMEZLIKTEN GELMEK
VE EN KÖTÜSÜDE………
O YAŞIYORKEN BENİM İÇİN ÖLDÜ DAŞIK OLMAYAN

BİLEMEZ BU ACIYI PLATONİK AŞK
YAKAR HER AŞIĞI
UTANMA SEVDİĞİNE
O ASIL UTANACAK OLAN
KASMA SAKIN KENDINI
SENMİSİN SADECE PLATONİK AŞK YAŞAYAN

No related posts.

Related posts brought to you by Yet Another Related Posts Plugin.

Filed Under: Siirler

Tags:

About the Author:

RSSComments (1)

Bir Cevap Yazın | Trackback URL

  1. admin diyor ki:

    Seni Seviyorum :P

Leave a Reply




If you want a picture to show with your comment, go get a Gravatar.

Spam Protection by WP-SpamFree

Get Adobe Flash playerPlugin by wpburn.com wordpress themes
chat chat yap sohbet chat chat sohbet seslichat sesli chat